PLATONİK AŞKIN ÇÖZÜMÜ
Aşkların en güçlüsü ve bir o kadar da iğrenç olanıdır platonik aşk. Hemen hemen herkese hayatı boyunca en az birkaç kez nasip olur bunu yaşamak. Kimi geçmişinde yaşadığı platonik aşkları tebessümle anımsar, kiminin ise canı bu anılar yüzünden hala yanmaktadır. Kimisi hala yaşamaktadır bu duyguyu, umutsuzca beklemektedir aşkının platonik değil gerçek olmasını...
Birine platonik olarak bağlandığınız, aşık olduğunuz zaman, her yerde ve her zaman onu düşünürsünüz. En alakasız ve yersiz zamanlarda bile... Yarın vizeniz vardır, fakat siz önünüzdeki kağıda onun ismini karalamaktasınızdır. Çok önemli bir toplantıda konuşma yapacaksınızdır, ama siz konuşmanızın içeriğini değil, onunda acaba sizi izlemeye gelip gelmeyeceğini düşünürsünüz.
Gördüğünüz birçok kelime size onun ismini çağrışım yapar. Yolda duyduğunuz birçok ses, sanki onun ismini fısıldıyordur kulağınıza. Çevrenizdeki her güzel varlığı onunla kıyaslarsınız. Tabi sizin için en güzel olan asla değişmeyecektir.
Onu görmek ve hep yanında olmak istersiniz. Ancak sizdeki bu görüşme isteğinin çeyreği bile onda yoktur. Bu durum sizi oldukça üzer. Ama bu, sizin ondan soğumanıza değil, tam tersine onu gözünüzde büyütmenize neden olur. Çünkü o size soğuk davranmaktadır, o ulaşılmazdır, mükemmeldir. Allah'ın yaratırken en özen duyduğu varlıklardan biridir. Fakat siz sıradan birisinizdir, onu seven basit bir insan... Ona sevdiğinizi söyleyebilecek güveniniz bile yoktur kendinizde. Onun gibi bir varlığa siz nasıl olur da aşkınızı itiraf edersiniz ki... En iyisi haddinizi bilmek ve onu uzaktan sevmeye devam etmektir. İçinizdeki o vazgeçmediğiniz küçücük umudunuzla birlikte...
Belli bir zamandan sonra kendinize olan saygınızı da kaybedersiniz. Özgüveniniz yerle bir olur. Sürekli onun ismini sayıklarsınız. Tüm sosyal çevrenize ondan o kadar çok bahsedersiniz ki, artık başka bir konu konuşmaz olursunuz. Hayatınız artık ondan ibarettir...
Bazen onu görebilme ihtimalinin verdiği heyecanla MSN'yi açarsınız. Onu göremezseniz ve çevrimdışı durumda pusuya yatarsınız. O, online olunca da ''hemen ondan sonra online olmayayım, şüphelenmesin'' diye düşünür, biraz daha çevrimdışı kalırsınız. Kısa bir süre sonra durumunuzu çevrimiçiye getirir ve ondan küçücük bir ''slm'' beklersiniz. Fakat o ''slm'' gelmeyecektir. Bir süre daha beklersiniz. Sonra dayanamayıp siz slm verirsiniz ve kısa bir sohbet edersiniz. Fakat bu konuşma asla sizi tatmin etmez. Çünkü bu konuşma, hayal ettiğiniz gibi değildir ve olmayacaktır da...
Bazen kafayı çektiğinizde ya da biri size gaz verdiğinizde ona açılmaya niyetlenirsiniz. Karşınıza alırsınız onu, fakat konuya bir türlü giremezsiniz. Çünkü o, size karşı gayet sakin ve soğuk davranışlar sergilemektedir. Birazcık yakınlık gösterse ''seni seviyorum'' cümlesi ağzınızdan dökülüverecektir ama olmuyordur işte. Onun için siz, sadece sıradan bir arkadaşsınızdır ve bu böyle olmaya devam edecektir. Ancak siz bunu bilemezsiniz. Çünkü ona aşkınızı itiraf edip cevap alamadığınız süre boyunca, o içinizdeki umut küçücük de olsa devam edecektir.
Bazen onu karşınıza almaya bile cesaretiniz yoktur. Msj atmak istersiniz. Msjı hazırlarsınız fakat gönder tuşuna basamazsınız. Elinizin teri telefonun içine sızana kadar beyninizle çatışmanız sürer, fakat gönder'e basamazsınız ve yine bir sonuca varamazsınız.
Bu süreç aylarca devam eder. Aylarca sosyal hayattan kopmuş, bunalım bir şekilde gezersiniz. Sadece nefes alabilen,konuşabilen ama düşünemeyen moron bir vücuda dönüşürsünüz. Çevrenizdeki insanlar bile artık sizin için endişelenmeyi bırakmıştır. ''Üzme kendini, sana ondan iyisini buluruz'' diyen sesler bir bir kayboluyordur, insanlar sizden elini ayağını çekiyordur.
Belli bir zaman sonra kendinizde farklılık hissedersiniz. Artık siz de ondan soğumuşsunuzdur ve onu eskisi kadar düşünmüyorsunuzdur. Aradan bir süre daha geçer... Artık bilinçli düşünmeye başlarsınız tekrar, hayata dönersiniz adeta. Çünkü artık siz ona değil, aslında kafanızda yarattığınız hayalinize aşık olduğunuzu farkedersiniz. O, sadece sizin hayalinizin,kafanızda yarattığınız o mükemmel varlığın hayattaki sahte bir yansımasıdır.
İşte o an, gözünüzde büyüttüğünüz o'nun, gerçek o'ndan ne kadar farklı olduğunu anlarsınız. Aslında sıradan olan siz değilsinizdir, platonik olarak sevdiğiniz o kişidir. Bunu farkedersiniz... Kendinizi toparlarsınız ve onunla aranızdaki iletişimi tamamen koparmaya karar verirsiniz. Aylarca durmadan düşündüğünüz bu kişi, sizin sıradan bir arkadaşınız bile olmayı haketmiyordur çünkü. O, sizin gibi birinin kıymetini bilemeyecek kadar zavallıdır aslında. Siz ondan değerlisinizdir. O, sizin kısa bir süre hoşlandığınız gereksiz bir karakterdir sadece.
Siz onu silmeye karar verdiğiniz an, o garip bi şekilde size yakınlaşmaya çalışır. Çünkü aylarca ona gösterdiğiniz ilgi hoşuna gitmiştir ve bunun bitmesini istemiyordur belki de... Belki de size soğuk davrandığı için pişman olmuştur. Kim bilir... Ama sizin için bu da önemli değildir. İçinizdeki hayranlık artık yavaş yavaş nefrete dönüşmüştür ve bir zamandan sonra farkedersiniz ki, onu hayatınızdan çıkarmaktan başka bi isteğiniz kalmamıştır. En kısa zamanda, bu hayatınızdan çıkarma planını devreye sokar ve başarıyla uygularsınız. Ve işte o an, hayatınızın birkaç ayını onun için nasıl gereksiz yere harcadığınızı anlarsınız.
Hayatta hiç kimseye haketmediği değeri vermeyin. Unutmayın, bu hayattaki en değerli varlık kendinizsinizdir...
Hepinize sevgilerimle..
İsmail PİŞER
Konu: :S:S:S
Kim yazmışsa emeqine saqLık.. Okurken bi an kenDimle kıyaSladım.. yaŞadıklarımla fln.. pLatonik aşkı qerçektende çok qüzel tanımLamış :S
Bağlantı »
Konu: ismail is brilliant :P
ismailcim çok beğendim yazını. klavyene sağlık... :D bu arada msn olayına bayıldım :D :D
Bağlantı »
Konu: cevap
çok teşekkür ederim arkadaşlar...
Bağlantı »
Konu: p.a.n.k
Abi helal olsun valla diyecek kelime bulamıyorum...ellerine sağlık
Bağlantı »
Konu: mükeemmmmelsinnnnnn
bu sitedeki tüm yazlılarını defalarca okumamama rağmen hala büyük bi zevkle okuyorum.mükemmel yazıyosun devamını beklerizzzzzzzz.ELİNE,YÜREĞİNE SAĞLIK
Bağlantı »
Konu: Devamı peki
Tüm bu süreçlerden sonra insan "Ben artık sikici adam oldum lan,unuttum olm onu" der,kendine güveni yerine gelir,aynaya baktığında artık tiksinmez ve istesem 10 numara kız bulurum havasına girer.
Ondan sonra güzel bir kızı görür,eskisi gibi olmayacak diye gaza getirir kendini.Gider yanına konuşur,laf lafı açar,arkadaş olurlar,sabah akşam kızı düşünmeye başlar,aşıktır kısacası.Birkaç hafta sonra bir bakmış kız "kanka nbr" diye mesaj atar,geçen gün kantinde kendisini kesen yakışıklı çocuktan bahseder.Daha sonrasında ne mi olur...
...yukarı çıkıp yazıyı baştan okuyun,ismail çok güzel anlatmış zaten herşeyi.Sadece başlıkta bir eksik var "Çözümü" kelimesinde önce geçici yazmayı unutmuş
Bağlantı »
Konu: cevap
izin senindir makrobiyolog..güle güle kullan, hayrını gör..:D
Bağlantı »
Konu: :d
edebiyat defterinde okumuştum bu yazını izninle alıntı yapmak istiyorum
Bağlantı »
Konu: cevap2
tşk ırmak :D
Bağlantı »
Konu: eline sağlık,çok güzel bir yazı
çok güzel yazıyorsun,bu yazın tam beni anlatmış yani eski beni:=) kalemine sağlık. okuyucuların kendini,yazarın yazılarında bulması güzeldir,bu senin güzel yazdığını,halk dilini güzel,samimi kullandığını gösterir,10 üzerinden 10:)
Bağlantı »
Konu: cevap
tşk pamuk prenses:D
Bağlantı »
Konu: bence de mükemmel
öledir arkadaşım yaratıcılıkta üstüne yoktur ismail'in :)))
Bağlantı »
Konu: cevap
Öncelikle teşekkür ederim..Özel bir açıklaması yok valla Allah vergisi..zaman ayırdığın için teşekkürler
Bağlantı »
Konu: mükemmellll!!!!!!!
ismail bey yazılarınızn hayranıyım acaba bu kadar mükemmel yazmayı nasıl beceriyorsunuz? özel bi açıklaması var mı? cevaplarsanız sevinirim :))
Bağlantı »
Konu: güzell
cok güzel olmus we cok haklısınız ellerinize saglıkk
Bağlantı »
Konu: hjkhj
hjkhjkhjk
Bağlantı »
Konu: çok güzelll bir yazı
çok haklısınız ismail bey kimseye degerinden fazla deger vermemek lazım!!!
Bağlantı »