« Önceki | Sonraki »

19/8/2008

HAYVANLAŞMIŞ İNSANLAR VE İNSANLAŞMIŞ HAYVANLAR

      
         Karadul örümcekleri, evlerimizde pek rastlamak istemeyeceğimiz, son derece zehirli bir hayvan türüdür. Bu hayvanların ayrıca ilginç bir özel hayatları vardır. Bu örümceklerin dişisi, erkeğiyle ilişkiye girdikten sonra erkeğini afiyetle yemektedir. Boşuna ’kara dul’ dememişler bu örümceklere. Ne kadar kahpe bir örümcek! Düşünsenize: Dişi örümcek, uzaktan erkeğe cilve yapmaya başlıyor. Erkekte dişinin ona ilgi gösterdiğini görüp ’’işte hayallerimdeki dişi. Gidip onunla bir yuva kurmalıyım, boy boy örümcek yavrularımız olur, bir ömür mutlu mutlu yaşarız’’ gibi saf düşüncelerle dişinin yanına gidiyor. Ancak başarılı geçen bir cinsel ilişkiden sonra dişinin midesinde buluyor kendini! Yazık değil mi o erkeğe? Nerede kaldı sevgi, nerede kaldı aşk?

        Mart ayında içindeki hormonlarda belirgin bir yükselme olan erkek kediler, çevrede dolaşıp dişisini buluyor ve kısa bir kur yapma olayından sonra cinsel ilişkiye girmeyi başarıyor. Dişi kedi, ilişki esnasında hayallerindeki erkeği bulduğunu düşünüp sevinç naraları atmaya başlıyor. Ancak erkek kedi, dişisiyle işi bittikten sonra ’’hadi bana müsade. Seneye mart ayında görüşürüz’’ diyor ve dişisini oracıkta bırakıp terkediyor. Nerede bunun romantizmi?

        Balıkların suyun altında ne halt yediği hiç belli değil. Birbirleriyle tepişiyorlar, cinsellik tamamlanmış oluyor. Zaten suyun altındaki o kalabalık sürüde milletin dişileri, erkekleri karışıyordur. Kim kime, dum duma! Ahmet isimli balık Ayşe’yle çiftleşiyor, sonra aynı Ahmet Arzu’nun peşinde, biraz sonra o Arzu da Mustafa’yla çiftleşmeye başlıyor. Bu mudur aşk?

        Hayvanlar arasında aşkı geçtim, dostluk bile yok arkadaşlar. Tüm gün el ele, kol kola gezen iki köpek, önlerine bir kemik atıldığında kavgaya tutuşuyor ve birbirlerine vahşice havlıyorlar! Ulan ikiye bölün kemiği, sizin dostluğunuzdan önemli mi? Ama olmaz, adı üstünde ’’hayvan’’ bunlar arkadaşlar. Kavgadan galip gelen köpek kemiği yiyip bitirdiğinde, aralarındaki dostluk kaldığı yerden devam edecek. Bu mudur dostluk?

         Kısacası gelmek istediğim nokta şu. Hayvanlar da cinsel ilişkiye giriyorlar, insanlar da. Bizi hayvanlardan ayıran şey ise aşk, sevgi gibi kavramlar arkadaşlar. Aynı şekilde hayvanlar da sürü halinde yaşıyor,insanlar da. Ancak bizi hayvanlardan ayıran şey arkadaşlıktır, dostluktur.

        Bu yüzden değil midir ki sokakta yumruk yumruğa dövüşen iki adam gördüğümüz zaman ’’hayvan gibi dövüşüyorlar’’ deriz. Ya da karşı cins hakkında kafasından sapıkça düşünceler geçiren bir arkadaşımıza ’’insan ol lan biraz’’ deriz. Neden böyle deriz? Çünkü insanı hayvanlardan ayıran bir takım sorumluluklar vardır ve onlardan bunları yerine getirmesini istediğimiz için deriz.

       Biz ne kadar çevremizdeki kişileri ’’insan ol" diye uyarırsak uyaralım, insanların arasında ’’hayvanlaşmış’’ olanları daima vardır ve var olacaktır arkadaşlar. Her gün çevremizde görüyoruz böyle tipleri. Ancak insanlar arasında hayvanlaşmışları olduğu gibi, hayvanlar arasında da insanlaşmışları vardır. Peki kimdir bu insanlaşmış hayvanlar?

Zeka olarak insanlara en çok benzeyen yunuslar ve görüntü olarak insanlara en çok benzeyen maymunlardır arkadaşlar. Ben bu yunuslarla maymunları diğer tüm hayvanlardan ayrı tutarım, çünkü onlarda bir insanlaşmışlık var. Bu hayvanlar aşk, sevgi, dostluk gibi kavramları en az insanlar kadar benimsemiş.

         Bazen iki yunus birbiriyle çok iyi dost olabiliyor ve hayatları boyunca birbirlerinden ayrılmıyorlar. En ufak bir çıkar meselesinde birbirlerine kazık atan biz insanlardan bile daha ’insanca’ davranıyorlar...

        Bazen bir anne maymun, yavrusu öldüğünde bunu kabullenemiyor ve cesedi kucağında taşıyıp beslemeye devam ediyor. İnsanların arasında bebeğini cami avlusuna ya da çöp kutusuna bırakıp kaçan vicdansız anneler varken, bu maymunun yaptığı bana fazlasıyla ’’insancıl’’ geliyor..

       Maymunlar ve yunuslar da istemezler miydi balıklar gibi doğurduğu yavruyu yemeyi? Ya da karadul örümceği gibi erkeğini mideye indirmeyi? O zaman onlar için dert, tasa, sıkıntı olmazdı, çünkü gerçek anlamda düşüncesiz bir ’hayvan’ olurlardı. Ancak onlar böyle hayvanca davranmıyorlar. Bir nevi insanlara benzemenin cezasını çekiyorlar.

       İnsan olmak zor, birçok sorumluluk getiriyor bize. Ama yine de dünyaya insan olarak geldiğimize her gün şükredelim arkadaşlar. Ya dünyaya erkek karadul örümceği olarak gelseydik? Ulan her an bir dişi tarafından tecavüze uğrayıp bide üstüne mideye indirilme tehlikesi var. Bu nasıl yaşamak?

      Ya ormanın her yerinde, çevresinde pusuya yatmış aslanlarla yaşamak zorunda olan bir antilop olsaydık?

     Çok şükür ki insanız ve insanlar gibi hareket etmeliyiz arkadaşlar. Birbirimizi sevmeliyiz, aşık olmalıyız, dostlarımızın kıymetini bilmeliyiz. Ottan boktan sebeplerle kavga çıkarmamalıyız, insanlara cinsel obje olarak bakmamalıyız. Kısacası hayvanlaşmış insanlardan olmamalıyız...

     Bir söz vardır, atalarımız söylememiş ama şimdi ben uydurdum, çok karizmatik olduğunu düşünüyorum...

      Hayvanlaşmış insan olacağıma, insanlaşmış hayvan olmayı tercih ederim. Bu, en azından doğru yolda olduğumu gösterir.


      Yazar : İSMAİL PİŞER
      http://comatose.blogcu.com

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

2 yorum yazılmıştır

  1. Yazan: isimsizzz :P | Tarih: 2008-09-10 00:54:32
    Konu: slm
    bu sefer ki yazınız baya uzun olmuş okuyamadım ama hayvan resimlerinden bile içeriginin süperrr oldugu belli ellerinize saglık...

    Bağlantı »

  2. Yazan: derya | Tarih: 2008-09-09 23:49:32
    Konu: süper...
    ismail bugüne kadar bütün yazılarını beğenmiştimde bu ayrı oldu...hem bilgi veriyor,hem düşündürüyor,ve tabiki her zamanki gibi hem güldürüyor...tebrik eder devamını dilerim...

    Bağlantı »