21/6/2009 ·

'' Bu sitenin yazarı, bazı yerlerde Türkiye'nin sorunlarına değiniyor. Nüfusumuz aşırı kalabalık diyor, ülkemizin yabancılara satıldığını söylüyor. Sürekli beni eleştiriyor! Ama şunu biliyor mu ki, iktidarımız sayesinde şu an yıllık kivi ihracatımız yılda 250 bin dolar gelir getirmektedir. Olmaz, one minutes. İsmail bunların farkında mı? Daha da comatose'a girmem! ''
Recep Tayyip ERDOĞAN
'' İsmail is brilliant... ''
NEW YORK TIMES
" Her gece yatmadan evvel bir kez bu siteye girin, sonrasında çok faydasını göreceksiniz. "
Haydar DÜMEN
OKUYUCUYA MEKTUP...
Düzgünce 3-5 satır yazı yazmak, duygularını sağlıklı birşekilde paylaşmak ve kendini bir şekilde ifade etmektir. Duyguları içtenlikle yazıya yansıtıp, okuyanların kendinden bir parça bulmasını sağlamaktır. Yazmak, her baba yiğidin harcı değildir, çünkü yazmak bir şey üretmektir ve bu da ancak üretken insanların yapabileceği bir iştir.
Ben de ilk yazımı çocukluk zamanlarımda yazmıştım. Bir aşk mektubuydu yazdığım, sevdiğim kıza vermek için. Beni tanıyanlar ve aşk ilişkilerinde ne kadar hayvan olduğumu bilenler, bunun anormal bir durum olduğunu düşünecektir hemen. Ne diyim, demek ki küçükken bende de böyle insani duygular varmış.
Aşk mektubunu verdiğim kız, hemen akabinde aradığımda telefonu suratıma kapattı, yine aradım, bu sefer de telefonu açmadı. Bir daha da ondan haber alamadım. Ama ben yazmaktan yılmadım arkadaşlar, çünkü bu reddedilişimin nedeni yazdığım mektubun kötü olması değildi, kızın g.tünün 600 metre kalkık olmasıydı.
O aşk mektubundan bu zamana kadar arada sırada birşeyler karalıyorum. Peki neden böyle bir site açarak yazdıklarımı kamuoyuna açıyorum? Kendine ait site açması gerekecek kadar mükemmel bir insan mıyım? Açıkçası insan olarak pek yetenekli bir kişiliğim yok. Hatta hayatından bezmiş, uyuşuk bir insanım arkadaşlar. Hani bir film çıktı ya Hancock diye, işte o kahramanın süper güçlerini çıkardığınızda geriye ne kalıyorsa o benim ve her geçen gün biraz daha uyuzlaşıyorum. Ancak kendimle övündüğüm tek ama tek özelliğim yaratıcı olmam. Her insan kitap okur, ama kitap yazamaz; her insan müzik dinler, ama şarkı söyleyemez. Ben madem bir şeyler yazabilen yani üretebilen kısımdayım, neden yazdıklarımı gözünüze sokmayım? Kısacası bu siteyi açmaktaki amacım; beni tanıyan arkadaşlarıma duygularımı anlatmak, birazcık olsun tebessüm ettirmek; beni tanımayanların ise hafızalarının ufak bir köşesine, Türkiye'nin bir yerinde, görmeselerde duymasalarda İsmail Pişer diye bir adamın olduğunu ve bir şeyler karaladığını göstermek.
İşte böylece sitemi açmaya karar verdim, ama öğrenci bir adam olarak profesyonel site açmaya param olmadığından (ki zaten olsa da açmam) sadece 'blogcu.com' sitesi aracılığıyla size yazdıklarımı duyurabiliyorum. Biliyorum ki yarın bir gün bu ''blogcu.com'' denen site kapanacak ve bu vesileyle benim sitem de tarihe karışacak. Kısacası bu sitenin ömrü uzun değil. Yani şu anda okuduğunuz bu sayfaya yarın girmeye çalıştığınızda, yerinde yeller esiyo olabilir. İşte o zaman,bu dandik site kapandığı zaman, ben yine yazdıklarımla başbaşa kalacağım. Artık yazdıklarımı sadece ben okuyacağım, belkide 2-3 yakın arkadaşım daha... Ama ben yinede yazacağım, çünkü biliyorum ki bu toplumda içimdeki zehiri dışarı akıtmak için yazmaktan başka çarem yok.
Teşekkürler...
İsmail PİŞER
İletişim: piser@windowslive.com